13 Ağustos 2010 Cuma

Suskun bir kalemden arta kalan.

uzun zamandır suskun kalemim.
zihnim oyun oynamıyor artık bana. zaten benimde o oyunları kaldıracak gücüm yok artık.
yoruldum sevmekten körü körüne , ve sevilmeyi beklemekten karsılıksız ,
sadece sevmek için sevilmeyi beklemekten yoruldum.
istemiyorum artık toprak kokmak bir yağmur sonrası mezarımda ,
ve beyaz'ın ölüme denk düstüğü su dünyada daha fazla aydınlanmayı hak etmiyorum.
kirin ve pasın içinde , istanbul'un ücra bir kösesinde ve eylülün soğuk gecelerinden birinde beklemeyi bıraktım.
hayata veda partisi düzenliyorum zihnimdeki trilyonlarca ufak yaratık için ve hangisinden baslayacağıma bile karar veremedim daha.
ama bir yerden baslamalı ve bitirmeliyim bu oyunu. perde kapanmaya yüz tuttu.
ve hayat denen bu oyunu yazan , oynayan herkese lanet okuyor seyirciler..
geceler boyu süren bu hayat kabusunda artık bir dönüm noktasındayız ,
ve ne hikmetse dönüsü yok bu yolun yürümek zorundayız.
ellerim tutmaz artık , görmez gözlerim. ve ben özledim , oyunsuz , kir-pasa bulanmadan geçen günlerimi..
sildim ve attım yasadığım zor günleri.
gökyüzünden , üzerime yağan yağmur , gecenin bir yarısında vuruyorsa tek kisilik mabedimin çatısına ,
tek bir sebebi var bunun.
bitti oyun , kapandı perde ve ben öldüm..
ağlayan ben değilim ve sende ağlamıyorsun artık 'gitme' lerimden sonra..
bir istanbul ağlar bu acıya..
oda suan çok uzağımda , senin yanında.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder